Şiddete Maruz Kalan Bireylerin Özyeterlikleri

Şiddete Maruz Kalan Bireylerin Özyeterlikleri

Şiddet, sadece fiziksel bir hasar değil, bireyin dünyayı kontrol etme ve kendine olan güvenini de sarsan derin bir deneyimdir. Dr. Psikolojik Danışman Ahmet Toplu, şiddet mağdurlarının iyileşme sürecindeki en kritik anahtarın "öz-yeterlik" olduğunu belirtmektedir.

Öz-Yeterlik Nedir? (Bandura’nın Perspektifi)

Albert Bandura tarafından 1977'de ortaya atılan bu kavram; bireyin bir işi başarmak için gerekli organizasyonu yapabilme ve yeteneğine duyduğu sarsılmaz inançtır.

  • Kapasite Yargısı: "Bunu yapabilir miyim?"

  • Farkındalık: Kişinin kendi sınırlarını ve potansiyelini tanıması.

  • Gelecek Odaklılık: Karşılaşılacak zorluklarla mücadele etme yargısı.


Öz-Yeterlik Türleri: Sosyal, Akademik ve Empatik

Dr. Ahmet Toplu, öz-yeterliğin tek bir parça olmadığını, hayatın farklı alanlarına yayıldığını vurgular:

  1. Sosyal Öz-Yeterlik: Başkalarıyla sağlıklı iletişim kurma ve toplum tarafından kabul görme becerisi. Şiddet mağdurlarında bu alan genellikle ilk hasar alan bölgedir.

  2. Empatik Öz-Yeterlik: Başkasının duygularını anlama ve bu duygulara karşılık verme inancı.

  3. Akademik Öz-Yeterlik: Verilen görevleri başarıyla yerine getirme kapasitesi.


Şiddet Sonrası Öz-Yeterliğin Önemi

Pajares'in (1996) belirttiği gibi; öz-yeterliği düşük olan bireyler sorunları olduklarından daha büyük görürler. Bu da stres ve depresyon riskini artırır.

  • Yüksek Öz-Yeterlik: Zorluklara "başarılabilir bir hedef" olarak yaklaşmayı sağlar.

  • Düşük Öz-Yeterlik: Olayları kontrolden çıkmış gibi algılamaya neden olur.

Dr. Ahmet Toplu’nun Notu: Öz-yeterlik inancı sabit değildir. Doğru psikolojik destek ve yaşantılarla yeniden inşa edilebilir.

Telefon
WhatsApp
İnstagram
Telegram