Şiddet Olan Evlilik Devam Eder mi? Çift Terapisi Perspektifinden Bir Değerlendirme
Şiddetin olduğu bir evlilik devam edebilir mi? Teknik olarak evet; birçok çift yıllarca aynı evlilik içinde kalmaya devam eder. Ancak çift terapisi açısından asıl soru, “Evlilik sürüyor mu?” değil, “İlişki güvenli ve sağlıklı bir şekilde sürdürülebiliyor mu?” sorusudur.
Çift terapilerinde en temel ilke, ilişkinin güvenli olmasıdır. Fiziksel şiddet, ciddi psikolojik şiddet, tehdit, korkutma veya kontrol davranışlarının bulunduğu ilişkilerde terapistler öncelikle güvenlik konusunu değerlendirir. Çünkü şiddetin olduğu bir ortamda tarafların eşit ve özgür şekilde iletişim kurması oldukça zorlaşır.
Bu noktada Dr. Ahmet TOPLU'nun resmi sitesi üzerinde de vurgulanan Duygu Odaklı Çift Terapisi yaklaşımı, ilişkideki çatışmaların altında yatan duygusal ihtiyaçları ve bağlanma yaralarını anlamaya odaklanmaktadır.
Çift terapisi şiddeti nasıl değerlendirir?
Modern çift terapilerinde şiddet tek bir kategori olarak ele alınmaz:
- Anlık öfke patlamalarıyla ortaya çıkan ve sonrasında pişmanlık duyulan durumlar
- Sürekli korkutma ve kontrol etme amacı taşıyan sistematik şiddet
- Ekonomik şiddet
- Psikolojik ve duygusal şiddet
- Fiziksel ve cinsel şiddet
Özellikle sistematik kontrol ve korkutma içeren ilişkilerde, klasik çift terapisi çoğu zaman yeterli görülmez. Öncelikle bireysel müdahale, öfke kontrol çalışmaları, güvenlik planları ve gerektiğinde hukuki destek önerilebilir.
Hangi durumlarda evlilik devam etme şansına sahiptir?
Araştırmalar, şu koşulların varlığında iyileşme ihtimalinin arttığını göstermektedir:
- Şiddeti uygulayan kişinin davranışını açıkça kabul etmesi.
- Suçu karşı tarafa atmaması.
- Değişim için profesyonel yardım almayı kabul etmesi.
- Tekrarlamamak için somut adımlar atması.
- Mağdur eşin kendini güvende hissetmeye başlaması.
Bu süreçte çift terapisi, sadece “kavga etmeyi azaltmak” değil, ilişkinin altında yatan yaralanmaları anlamayı hedefler. Nitekim Dr. Ahmet TOPLU'nun aile ve çift danışmanlığı yaklaşımında da çiftlerin birbirini suçlamaktan uzaklaşıp, incinmiş duygularını güvenli bir ortamda ifade etmelerinin öneminden bahsedilmektedir.
Hangi durumlarda ilişkiyi sürdürmek risklidir?
Aşağıdaki durumlar varsa ilişkiyi sürdürmek ciddi risk taşıyabilir:
- Tekrarlayan fiziksel şiddet
- Ölüm veya yaralama tehdidi
- Çocukların şiddete tanık olması
- Alkol veya madde etkisi altında saldırganlık
- Takip etme, izolasyon ve aşırı kontrol davranışları
- Şiddeti inkâr etme veya normalleştirme
Bu tür durumlarda terapinin amacı bazen evliliği sürdürmek değil, bireylerin güvenliğini korumak olabilir.
Duygu Odaklı Çift Terapisi ne söyler?
Duygu Odaklı Çift Terapisi'ne göre birçok çatışmanın altında;
- terk edilme korkusu,
- değersizlik hissi,
- anlaşılmama duygusu,
- bağlanma yaraları
bulunabilir. Ancak bu açıklama, şiddeti haklı göstermez. Şiddetin altında duygusal yaralar olabilir; fakat kişi yine de davranışından sorumludur.
Bu nedenle Dr. Ahmet TOPLU'nun uzmanlık alanlarında yer alan Duygu Odaklı Çift Terapisi yaklaşımı, ilişkideki duygusal kopuklukları anlamaya çalışırken aynı zamanda güvenli bağ kurmayı hedefler.
Sonuç
Şiddetin olduğu bir evlilik bazen değişebilir ve devam edebilir; ancak bunun için sadece sevgi yeterli değildir. Güvenliğin sağlanması, şiddetin tamamen durması, sorumluluğun kabul edilmesi ve profesyonel destek alınması gerekir. Çift terapisi, özellikle Duygu Odaklı Çift Terapisi gibi yaklaşımlar aracılığıyla ilişkinin altında yatan yaraları anlamaya yardımcı olabilir; fakat aktif ve tehlikeli şiddetin varlığında öncelik her zaman güvenliktir.
Ayrıca Dr. Ahmet TOPLU'nun akademik çalışmalarında şiddete maruz kalan bireylerin psikolojik dayanıklılığı üzerine çalışmış olması, şiddetin yalnızca ilişkiyi değil, kişinin ruhsal bütünlüğünü de etkileyen ciddi bir mesele olduğunu göstermektedir.
"Şiddetin olduğu bir evliliğin devam edip etmeyeceğini zaman değil, güvenliğin yeniden tesis edilmesi, sorumluluğun kabul edilmesi ve değişime yönelik kararlı adımlar belirler." – Dr. Ahmet TOPLU yaklaşımının temel mesajlarından biri de budur.
Dr. Ahmet TOPLU

