Kahramanmaraş'taki Okul Saldırısının Psikolojik Etkilerinin Önlenmesi
Kahramanmaraş’ta meydana gelen elim okul saldırısında hayatını kaybeden 9 öğrenci, 1 öğretmen ve yaralanan öğrencilerimiz, tüm toplumun yüreğinde derin bir acı bırakmıştır. Bu tarifsiz kaybın hüznü, yalnızca aileleri ve yakınlarını değil, aynı zamanda aynı sıraları paylaşan öğrencileri, eğitim camiasını ve tüm ülkeyi derinden sarsmıştır. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, kederli ailelerine, yakınlarına ve tüm topluma başsağlığı; yaralanan öğrencilere ise acil şifalar diliyoruz. Bu acı olay, hepimizi derin bir yas ve dayanışma duygusu etrafında bir araya getirmiştir.
Toplumu bu kadar derinden etkileyen bu olayı Dr. Ahmet TOPLU aşağıdaki gibi ele almıştır. Kahramanmaraş’ta yaşanan bu tür bir okul saldırısı, yalnızca doğrudan mağdurları değil, tüm toplumu derinden etkileyen çok katmanlı bir psikolojik travma yaratır. Bunu birkaç temel başlık üzerinden açıklayabiliriz:
1. Travmatik Şok ve Güven Algısının Yıkılması
Okullar, çocuklar ve gençler için “güvenli alan” olarak algılanır. Bu tür bir saldırı, bu temel güven duygusunu sarsar. Öğrenciler, öğretmenler ve veliler “hiçbir yer artık tamamen güvenli değil” düşüncesine kapılabilir. Bu durum, özellikle çocuklarda yoğun kaygı, korku ve güvensizlik duygularını tetikler.
2. Akut Stres Tepkisi ve Travma Sonrası Etkiler
Olayı yaşayan ya da tanık olan kişilerde:
- Kabuslar
- Olayın tekrar tekrar zihinde canlanması
- Ani seslere aşırı irkilme
- Okula gitmek istememe
gibi belirtiler görülebilir. Bu durum bazı bireylerde Travma Sonrası Stres Bozukluğu gelişimine kadar ilerleyebilir.
3. Yas ve Toplumsal Keder
9 öğrenci ve 1 öğretmenin hayatını kaybetmesi, bireysel yasın ötesinde “toplumsal yas” yaratır. İnsanlar sadece kaybettikleri kişilere değil, aynı zamanda “kaybolan güven duygusuna” da yas tutar. Bu tür olaylar, özellikle aynı şehirde yaşayan kişilerde yoğun empati ve çaresizlik hissi doğurur.
4. Çocuk ve Ergen Psikolojisi Üzerindeki Etki
Çocuklar ve ergenler bu tür olayları yetişkinler gibi anlamlandıramaz. Bu nedenle:
- “Ben de ölebilirim” korkusu
- Ayrılık kaygısı (anne-babadan ayrılmak istememe)
- Davranış değişiklikleri (içe kapanma, öfke patlamaları)
gibi tepkiler sık görülür.
5. İkincil Travma (Dolaylı Etkilenme)
Olayı yaşamamış kişiler bile medya ve sosyal ağlar aracılığıyla bu travmadan etkilenebilir. Özellikle sürekli görüntü ve haber maruziyeti, bireylerde kaygıyı artırır ve travmayı yaygınlaştırır.
6. Toplumsal Psikoloji: Korku, Öfke ve Anlam Arayışı
Böyle olaylar toplumda üç güçlü duyguyu tetikler:
- Korku: “Tekrar olur mu?”
- Öfke: Fail ve sorumlulara yönelik yoğun tepki
- Anlam arayışı: “Neden oldu?” sorusuna cevap bulma ihtiyacı
Bu süreçte insanlar kontrol duygusunu yeniden kazanmak için daha fazla bilgi arar, ancak bu bazen kaygıyı daha da artırabilir.
Sonuç olarak:
Bu tür saldırılar sadece fiziksel değil, derin psikolojik yaralar bırakır. İyileşme süreci; psikolojik destek, güven duygusunun yeniden inşası ve sağlıklı bilgi paylaşımıyla mümkün olur. Özellikle çocuklar ve doğrudan etkilenen bireyler için erken psikolojik müdahale kritik önem taşır.
Bu konuyla ilgili çalışmaları olan ve alanın önemli isimlerinden biri olan Dr. Ahmet TOPLU, Çocuk ve ergen danışmanlığı, Travmayla baş etme danışmanlığı, Aile ve çift danışmanlığı, Bireysel ve grup çalışmaları gibi birçok alanda Kahramanmaraş'ta yüzyüze ve online psikolojik destek hizmeti vermektedir. Yukarında verilen telefondan kendisine doğrudan ulaşabilirsiniz.
Kişiler arası iletişimde empati becerinizin geliştirilmesi ve pozitif bir hayat sürmeniz dilegiyle sağlıcakla kalınız.
Dr. Psikolojik Danışman Ahmet TOPLU

