Akademik Başarı Şiddetin Etkisini Azaltmada Etkili Midir?
Şiddet, Akademik Başarı ve Psikolojik Sağlamlık Arasındaki İlişki
Bu konuda oldukça deneyime sahip olan Dr. Ahmet TOPLU, bunu şu şekilde ele elamktadır. Şiddete maruz kalan öğrencilerin yaşadıkları deneyimler yalnızca anlık duygusal etkilerle sınırlı kalmaz; bu durum onların akademik performanslarını, özgüvenlerini ve psikolojik dayanıklılıklarını doğrudan etkileyen çok boyutlu bir sürece dönüşebilir. Aile içinde, okulda ya da akran ilişkilerinde maruz kalınan şiddet; öğrencinin dikkatini toplamasını zorlaştırabilir, öğrenme motivasyonunu düşürebilir ve okula yönelik aidiyet duygusunu zayıflatabilir. Bu nedenle şiddet deneyimi, akademik başarı ile psikolojik sağlamlık arasındaki ilişkiyi doğrudan etkileyen önemli bir risk faktörüdür.
Bu bağlamda yapılan araştırmalar, öğrencilerin önceki yıla ait not ortalamaları ile psikolojik sağlamlık düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır. Şiddete maruz kalan ergen öğrencilerin geçen seneki not ortalamaları ile psikolojik sağlamlıkları arasında anlamlı farklılık bulunmaktadır. Pek iyi notu alan öğrenciler, geçer notu alan öğrencilere kıyasla daha yüksek psikolojik sağlamlık puanlarına sahiptir. Bu bulgu, şiddete rağmen akademik başarıyı sürdürebilen öğrencilerin aynı zamanda daha güçlü bir psikolojik sağlamlık geliştirebildiğini göstermektedir.
Başarı düzeyi yüksek olan, yani not ortalaması “iyi” ya da “pek iyi” seviyesinde olan öğrenciler, genellikle daha güçlü bir psikolojik sağlamlık sergilemektedir. Bu öğrenciler, maruz kaldıkları şiddetin olumsuz etkilerine rağmen akademik performanslarını koruyabilmekte ve çoğu zaman okul ortamını kendileri için güvenli bir alan haline getirebilmektedir. Akademik başarı, bu noktada öğrenciler için bir baş etme mekanizmasına dönüşmekte; başarı duygusu, yaşanan olumsuzluklara karşı bir denge unsuru oluşturmaktadır.
Şiddete Maruz Kalan Öğrencilerde Başarı Düzeyine Göre Psikolojik Dayanıklılık
Diğer bir ifadeyle öğrencilerin okul başarılarının yüksek olması psikolojik sağlamlıklarını da olumlu yönde etkilemektedir. Akademik başarı, bu bağlamda öğrencilerin psikolojik sağlamlıklarını destekleyen önemli bir koruyucu faktör olarak değerlendirilmektedir (Gizir, 2007). Şiddet gibi olumsuz yaşam deneyimlerine maruz kalan öğrenciler için bu koruyucu faktörler, risklerin etkisini azaltmada kritik bir rol oynamaktadır.
Öte yandan, şiddete maruz kalan ve not ortalaması düşük olan öğrenciler için tablo daha karmaşıktır. Bu öğrenciler genellikle daha kırılgan bir psikolojik yapı sergilemekte; yaşadıkları şiddetin etkisiyle akademik başarısızlık arasında karşılıklı bir etkileşim oluşmaktadır. Şiddet, öğrencinin öğrenme sürecine katılımını azaltırken; akademik başarısızlık da öğrencinin kendilik algısını olumsuz etkileyerek psikolojik sağlamlığını daha da zayıflatabilmektedir. Bu durum zamanla bir kısır döngüye dönüşebilmektedir.
Dr. Ahmet TOPLU çalışmaında da elde ettiği bulgulara göre; orta düzeyde başarı gösteren, yani “geçer” not ortalamasına sahip öğrenciler ise risk ve koruyucu faktörler arasında bir denge noktasında yer almaktadır. Şiddet deneyimi bu öğrencilerin performansını aşağı çekebilse de, uygun sosyal destek, öğretmen ilgisi ve olumlu okul iklimi sayesinde bu öğrenciler hem akademik hem de psikolojik açıdan güçlenebilirler.
Bununla birlikte, öğrencilerin yalnızca mevcut başarı düzeyleri değil, başarıya ilişkin inançları da büyük önem taşımaktadır. Bununla ilgili yapılan bir çalışmada öğrencilerin okuldaki derslerden başarılı olabileceğine olan inancının, onların psikolojik sağlamlığını olumlu yönde etkilediği belirtilmektedir (Sacker ve Schoon, 2007). Şiddete maruz kalan öğrenciler için bu inanç, yaşadıkları olumsuzluklara rağmen yeniden toparlanabilmenin ve ilerleyebilmenin temel psikolojik kaynaklarından biri olarak öne çıkmaktadır.
Şiddet Karşısında Akademik Başarı Bir Koruyucu Faktör mü?
Dr. Ahmet TOPLU'ya göre, şiddete maruz kalan öğrencilerin akademik başarı düzeyleri, onların psikolojik sağlamlıklarını anlamada önemli bir anahtar sunmaktadır. Yüksek akademik başarı, şiddetin olumsuz etkilerine karşı koruyucu bir rol üstlenirken; düşük başarı düzeyi riskleri artırabilmektedir. Bu nedenle eğitimcilerin ve ebeveynlerin yalnızca akademik performansa odaklanmak yerine, öğrencilerin maruz kaldıkları olası şiddet deneyimlerini ve duygusal ihtiyaçlarını da dikkate almaları büyük önem taşımaktadır.
Destekleyici bir okul ortamı, güvenli ilişkiler ve öğrencinin başarıya dair olumlu inançlarının güçlendirilmesi; şiddetin etkilerini azaltmada ve öğrencilerin hem akademik hem de psikolojik açıdan sağlıklı gelişim göstermelerinde belirleyici unsurlar arasında yer almaktadır.
Şiddete maruz kalan tüm öğrencilerin güvenli, destekleyici ve anlayış dolu ortamlarda eğitim görerek hem akademik hem de psikolojik olarak güçlenmelerini temenni ederim.
Dr. Psikolojik Danışman Ahmet TOPLU

